Kimler İçin?
Ebeveynler, bakımverenler,Yazar: Uzm. Psikolog Melike Aybar
Birçok ebeveyn, ergenlik dönemindeki çocuğunun davranışlarında gözlemlediği değişimler karşısında şu soruyu sorar: “Acaba doğru değerleri kazandırabildik mi?” Çocukluk yıllarında oldukça net görünen doğru ve yanlış kavramları, ergenlik döneminde daha karmaşık bir hâl alır. Gençler bu dönemde yalnızca kurallara uymayı değil, kuralların neden var olduğunu da sorgulamaya başlarlar. Adalet, dürüstlük, sorumluluk ve empati gibi değerler artık sadece yetişkinlerin beklentileri değil, kendi iç dünyalarında anlamlandırmaları gereken kavramlar hâline gelir.
Araştırmalar, ahlaki gelişimin yalnızca bireysel özelliklerle değil; aile, okul ve arkadaş çevresi gibi sosyal sistemlerle şekillendiğini göstermektedir. Gelişim psikoloğu Lawrence Kohlberg’in çalışmaları, ergenlik yıllarının bireyin vicdan gelişiminde ve etik düşünme becerilerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle ergenlik, yalnızca akademik başarıların değil, karakter gelişiminin de yoğun olarak desteklenmesi gereken bir dönemdir.
Vicdan Nasıl Gelişir?
Vicdan, çocuklara doğrudan öğretilen bir ders değildir. Daha çok günlük yaşam deneyimleri içinde şekillenir. Ergenler, yetişkinlerin söylediklerinden çok yaptıklarını gözlemler. Bir ebeveynin trafikte, iş hayatında, aile içinde ya da bir anlaşmazlık sırasında sergilediği davranışlar; uzun vadede verilen öğütlerden çok daha güçlü mesajlar taşır.
Araştırmalar, ebeveynleriyle güvene dayalı ilişki kuran gençlerin empati, sorumluluk alma ve etik karar verme becerilerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kendini güvende hisseden gençler, hata yaptıklarında bunu saklamak yerine paylaşmaya ve sonuçlarıyla yüzleşmeye daha açık olurlar.
Rol Model Olmanın Gücü
Çocuklarımız dürüstlük, saygı ve sorumluluğu çoğu zaman bizim günlük davranışlarımızdan öğrenirler.
Örneğin:
- Bir hata yaptığınızda özür dilemek,
- Bir çalışanla veya hizmet veren biriyle saygılı iletişim kurmak,
- Verdiğiniz sözleri tutmak,
- Başkalarının haklarına özen göstermek,
çocuğunuza değerler eğitimi vermenin en etkili yollarından biridir.
Araştırmalar, ebeveyn davranışları ile ergenlerin sosyal sorumluluk davranışları arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kısacası gençler, anlattıklarımızı değil, yaşadıklarımızı örnek alırlar.
Empatiyi Günlük Hayatın Parçası Yapın
Empati, vicdan gelişiminin temel taşlarından biridir. Ancak empatiyi geliştirmek için uzun konuşmalar yapmaya gerek yoktur.
Günlük yaşamda şu tür sorular oldukça etkilidir:
- “Sence arkadaşın bu durumda ne hissetmiş olabilir?”
- “Sen onun yerinde olsaydın nasıl hissederdin?”
- “Bu karar başkalarını nasıl etkileyebilir?”
Bu sorular, gençlerin olaylara farklı perspektiflerden bakmalarına yardımcı olur.
Özellikle ergenlik döneminde gelişen soyut düşünme becerileri sayesinde gençler artık karmaşık sosyal durumları değerlendirebilir ve başkalarının duygularını daha derinlemesine anlayabilirler.
Sorumluluk Vermekten Çekinmeyin
Ergenler çoğu zaman bağımsız olmak isterler ancak sorumluluk almaktan kaçınabilirler. Oysa araştırmalar, yaşına uygun sorumluluklar verilen gençlerin öz yeterlilik ve özgüven düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Sorumluluk vermek;
- Kendi odasını düzenlemek,
- Aile bütçesiyle ilgili karar süreçlerine katılmak,
- Ev işlerinde düzenli görev üstlenmek,
- Kardeşine destek olmak gibi günlük yaşam uygulamalarıyla başlayabilir.
Önemli olan mükemmel sonuç değil, katkıda bulunma deneyimidir. Gençlerin aile içinde anlamlı bir role sahip olduklarını hissetmeleri, aidiyet ve sorumluluk duygularını güçlendirir.
Değerler Üzerine Konuşun, Sadece Kurallar Koymayın
Ergenler artık “çünkü ben öyle söyledim” açıklamasından tatmin olmazlar. Kuralların ve beklentilerin arkasındaki değerleri anlamaya ihtiyaç duyarlar.
Örneğin:
- “Neden dürüst olmak önemlidir?”
- “Adalet her zaman eşitlik anlamına gelir mi?”
- “Bir arkadaşlık ilişkisinde saygı nasıl görünür?”
gibi sorular üzerine sohbet etmek, gençlerin kendi değer sistemlerini oluşturmalarına katkı sağlar. Araştırmalar, aile içinde açık iletişim kurulan gençlerin etik muhakeme becerilerinin daha gelişmiş olduğunu göstermektedir.
Topluluğa Katkı Sunma Fırsatları Yaratın
Vicdan gelişimi yalnızca konuşarak değil, deneyimleyerek de gerçekleşir. Bir yardım kampanyasına katılmak, çevre projelerinde görev almak, gönüllülük faaliyetlerinde bulunmak veya ihtiyaç sahibi birine destek olmak; gençlerin toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirir.
Pozitif genç gelişimi alanındaki araştırmalar, kendilerini daha büyük bir amaca ait hisseden gençlerin hem psikolojik iyi oluşlarının hem de sosyal sorumluluk davranışlarının daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Birlikte Güçlü Bir Temel Oluşturmak
Ergenlik yıllarında gençler zaman zaman ailelerinden uzaklaşıyor gibi görünseler de, değerler ve vicdan gelişimi açısından ailelerin etkisi güçlü bir şekilde devam eder. Güven veren ilişkiler, açık iletişim, tutarlı sınırlar ve güçlü rol modeller; gençlerin yalnızca bugününü değil, yetişkinlik yıllarındaki karakterlerini de şekillendirir.
Değerler ve vicdan yalnızca öğretilmez; yaşanır, gözlemlenir ve deneyimlenir. Aile, okul ve toplum birlikte hareket ettiğinde yalnızca başarılı öğrenciler değil; aynı zamanda empati kurabilen, sorumluluk alabilen ve dünyaya olumlu katkı sunan bireyler yetiştirmek mümkün olur. Çünkü çocuklarımızın gelecekte ne kadar başarılı olacaklarından önce, nasıl insanlar olacakları önemlidir.
Kaynakça:
Dweck, C. S. (2006). Mindset: The New Psychology of Success. New York: Random House.
Eisenberg, N., & Miller, P. A. (1987). The relation of empathy to prosocial and related behaviors. Psychological Bulletin, 101(1), 91–119.
Kohlberg, L. (1984). Essays on Moral Development, Volume II: The Psychology of Moral Development. San Francisco: Harper & Row.
Steinberg, L. (2014). Age of Opportunity: Lessons from the New Science of Adolescence. New York: Houghton Mifflin Harcourt.
